Sağlık

Ekran Bağımlılığı Küçük Çocukları Etkiliyor

Editör by Editörmatik

Televizyonlar çok değil bundan yüz yıl kadar önce hayale dahi gelmeyecek “şey” lerdi. Şeylerdi diyorum, televizyon o kadar akla hayale uzaktı ki, buna uygun bir tanım bulmak imkânsızdı. Ancak dünya tarihinde bir buğday tanesi olabilecek bu yüz yıllık zaman dilimi, 21. yüzyıla denk gelince işler değişti ve insanoğlu hayal dahi edemediklerinin ortasında buluverdi kendini. Ve son 50 yılda bu değişimler öyle bir hızlandı ki, televizyonlar artık olağan hatta sıradan eşyalar olmaya başladılar. Sahip olduğumuz tek ekran artık televizyonlar değil.

Zaman kavramını alt üst eden 21. Yüzyılın ilk çeyreğini geride bıraktığımız şu dönemde ise, konu ile yakından ilgilenmeyen hiç kimse artık teknolojinin hızına yetişemiyor. Evet devir hız devri. Yoğun koşturmacalar, acele etmeler ve ne yaparsak yapalım üstesinden gelemediğimiz geç kalmışlık hissi.

Çocukların Şansı Ve Şanssızlığı

Evet, günümüz çocukları tam da böyle bir ortamın içine doğuyor. Bir bakıma şanslılar, çünkü sınırsıza yakın imkânlara sahipler; neredeyse gerçekliği yakalayan televizyonlar, sınırsız müzik, oyun ve animasyonlarla dolu bilgisayar olmadı tabletler, oyun konsolları. Ama işte şanssızlık da tam da aynı noktada başlıyor, günümüzde çocuklar ekran bağımlısı olma riskiyle karşı karşıya.


Algılamaları Hızlanıyor Ama…

Uzmanlar hızlı değişen görüntü ve seslerin çocukların çok ilgisini çektiği ve algılamalarını hızlandırdığı yönünde hemfikir. Ancak bu çok da sevinilecek bir durum değil, zira her an ellerinin altındaki ekranlardan kendilerini çağıran cazibe merkezleri bir yandan bu algılamanın tek tipleşmesine neden olurken, diğer yandan da bağımlılık yapıyor.  Yine bu her an ulaşılabilecek kadar kolayımızda bulunan tablet, televizyon, bilgisayar hatta televizyon ekranları beyin korteksine zararlı da olabiliyor. Bu şartlar altında ise sonuç genellikle kaçınılmaz: tablette izlediği çizgi dizinin yedi sülalesini tanıyan fakat komşusundan kaçan asosyal çocuklar.

Aldığımızın Yerine Ne Koyuyoruz?

Durum biraz vahim gibi gözükse de, telaşa mahal yok. Çünkü en nihayetinde çocuk çocuktur ve her çocuk oyun oynamayı sever. Burada yapılması gereken, “aman kızım/ oğlum çok zararlı haydi kapat o ekranı.” Demek değil; çocukları başka alanlara, başka oyunlara teşvik etmek.

Yorum Yap